Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü

Bölümün Kuruluşu

Afyon Kocatepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü 2006 yılında kurulmuş ve 52 öğrenciyle eğitim-öğretime başlamıştır. 2008 yılında ikinci öğretimi de açılan bölümün şu anda 346 öğrencisi bulunmaktadır.

Bölümün Amacı

Atatürk, 29 Ekim 1933’te yaptığı bir değerlendirmede; “Bugün Sovyetler Birliği, dostumuzdur; komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalabilir. Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir... Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak... Dil bir köprüdür... İnanç bir köprüdür... Tarih bir köprüdür... Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların (Dış Türklerin) bize yaklaşmasını beklememeliyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir...” diyerek Türk dünyası üzerine yapılacak çalışmalara dikkatimizi çekmiş ve bu konuda çalışmayı bize vasiyet etmiştir.

Günümüzde Türk dili, Doğu Avrupa’dan Büyük Okyanusa, Kuzey Buz Denizi’nden Tibet'e kadar uzanan yaklaşık on bir milyon kilometre karelik geniş bir alanda konuşma ve yazı dili olarak kullanılmaktadır. Gerek tarihî akışı içinde dilin kendi doğasından kaynaklanan değişmeler, gerekse coğrafya, farklı sosyokültürel çevrelerle ilişki vb. dış faktörlerle Türk dili, bütün dillerde olduğu gibi bir yandan değişmiş, bir yandan da kollara, diyalektlere ayrılmıştır. 20. yüzyıla gelene kadar Türk dilinin diyalektleri arasındaki farklılıklar çok fazla olmamasına rağmen 20. yüzyılda dış etkenlerin zorlamasıyla farklılıklar belirgin hale gelmiştir. Bu yüzyılda lehçeleri dil haline getirme çalışmalarının başarılı olduğu da söylenebilir. Bugün Türk dili bu geniş alanda yirmi sekizin üzerinde yazı ve konuşma diline sahiptir. Bunların büyük bir kısmı devlet dili, yazı dili, edebî ve edebiyat dili konumlarında olmak üzere Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan Cumhuriyetleri’nde; Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan, Başkurdistan, Çuvaşistan, Kabartay-Balkar, Karaçay-Çerkez, Dağıstan, Tuva, Saha (Yakut), Hakas, Altay özerk cumhuriyetlerinde ve değişik özerk bölgelerde konuşulmakta ve yazılmaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti’nde özellikle Doğu Türkistan bölgesinde yaşayan Uygur Türklerinin de Türkiye’nin ilgisine ihtiyacı vardır.

Bütün bunlar göz önüne alındığında Atatürk’ün bugün olacakları ta 1933 yılında görerek bizi uyardığı fakat bizim bu uyarıları dikkate almadan ne kadar olayların gerisinde kaldığımız ortaya çıkmaktadır. Atatürk’ün bu konudaki vasiyetini yerine getirmiş olsaydık, bugün Türk Dünyası üzerine çalışacak yeterli sayıda insanımız yetişmiş olacaktı.

İşte bütün bunlardan hareketle, Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları alanında uzman yetiştirmek suretiyle geniş bir alana yayılmış olan Türk milletinin dilinin, edebiyatının ve kültürünün öğretilmesi ve bu alanlar arasında iletişim kurularak karşılıklı yardımlaşmanın sağlanması, eser üretilmesi ve bu sahalarda çalışacak gerekli bilim adamlarının yetiştirilmesi amaçlanmış ayrıca, dört yıl boyunca Rusça dersleri verilmek suretiyle, öğrencilerin iş alanlarının hem yurt içinde hem de yut dışında genişletilmesi hedeflenmiştir.

Mezunlarımızın Çalışma Alanları

Bölümümüzden mezun olacak öğrencileri geniş iş imkanları beklemektedir. Bölümümüzden mezun olan öğrenciler, “Türkolog” unvanını almakta ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda Türkçe veya Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olabilmektedirler. Ayrıca, dört yıl boyunca öğrendikleri “ Kırgız, Kazak, Özbek, Uygur, Tatar, Başkurt, Azeri ve Türkmen Türkçeleri ve Rusça ile çeşitli kurumlarda uzman ve uzman yardımcılığı, yayın kuruluşlarında, Dışişleri ve Kültür Bakanlıklarında, TİKA, TÜRKSOY ve Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı gibi kurum ve kuruluşlarda iş bulabilmektedirler. Özellikle son yıllarda Türk Cumhuriyetleri ile artan ekonomik ve ticari ilişkilerimizle bağlantılı olarak bu cumhuriyetlerle iş yapan çeşitli şirketlerde çalışma imkânı bulmakta ve oralarda bulunan Türk üniversitelerinde istihdam olunabilmektedirler.

Ayrıca Türk lehçe ve şivelerine yönelik çalışacak yetişmiş eleman azlığı sebebiyle bu bölüm mezunlarına akademisyen olarak ihtiyaç duyulmakta ve üniversitelerde Türk Dili okutmanı olarak görev yapabilmektedirler.